Kategori: Kitap

Bin Muhteşem Güneş

Kitaplarla arası iyi olanlar için küçük bir tavsiye… Ben daha yeni keşfettim bu yazarı ama sanırım diğer kitaplarını da zaman kaybetmeden okuyacağım… Kadın olmanın zorluklarını bu kadar derinlemesine anlattığı için kendisine çok büyük hayranlık duydum açıkçası… Tavsiye ederim sizlere de…

Portobello Cadısı

Okuduğum en iyi kitaplardan biri… Sevgili okur arkadaşlarıma şiddetle tavsiye ederim… İçinizde alışılmışın dışında bir tat bırakacak…

Gelecek Sefere

Uzun zamandır kitaplarıyla tanışmak istediğim bir yazardı “Marc Levy”… Ve nihayet sonunda bir kitabını okuma şansım oldu, iyi ki de olmuş, yoksa böylesine etkileyici bir kitabı hiç keşfedememiş olacaktım… Uzun zamandır okuduğum en iyi romanlardan biriydi “Gelecek Sefere”; birçok yer gezdim kitabın sayfalarını her çevirişimdi, güzel duygular tattım dostluğa ve sevgiye dayanan… Dahası sanata böylesine yakın olup, tutkunun insana neler yaptırdığına tanıklık ettim şaşırarak… Kısacası severek bir solukta okunacak keyifli bir eser… En kısa zamanda edinmenizi tavsiye ederim…
Ben Marc Levy’nin başka hangi kitabını okusam diye düşünürken, sizler de beni bu kadar etkileyen kitabın altta konusunu okuyabilirsiniz…

Konusunu merak edenler için tanıtım yazısı;

Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskin’in yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Anna’yı Boston’da düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londra’ya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının gizlerine de ışık tutacak upuzun, fantastik bir yolculuğa çıktığının farkında değildir… Son dönem Fransız edebiyatının parlak yazarlarından Marc Levy’nin dördüncü romanı Gelecek Sefere, Fransa’da dört milyon satış rakamıyla bir rekora imza atarak, 2004 yılında yazarını ülkenin en çok okunan romancısı yaptı. Boston’dan Londra’ya, Floransa’dan Paris ve St. Petersburg’a uzanan, sürükleyici ve sonu sürprizlerle dolu bu aşk masalı, gerçek sevginin ve dostluğun, usta işi gerçek sanatın zamana meydan okuduğuna inananlar için. (arka kapaktan)

Şibumi Etkisi

Bir kitap okudum… Etkisi hala devam eden… Yaşama dair yeni kararlar aldıran… Hayatın anlamını aramaya iten…
Kitabı elime aldığımda bu kadar kısa sürede okuyacağımı ve bu denli iz bırakacağını tahmin bile edemezdim… 445 sayfalık kitabı sadece 2 günde okudum ki bu ilk defa oluyor…
İtiraf etmeliyim ki ilk sayfalarda biraz sıkıldım, bir tür macera romanı olduğunu düşündüm… Ama sayfaları çevirmeye devam ettikçe anladım ki elimde tuttuğum şey bir macera romanından çok daha fazlasıydı… Şibumi, bir öğretiyi anlatıyor, huzuru bulmanın sırrını veriyor, düşünceyi geliştirme yolları sunuyor… Bunu yaparken de Japon ve Bask kültürlerinden, go’dan, şibumi felsefesinden, mağaracılıktan, CIA dolaplarından yardım alıyor ve daha birçok şey hakkında detaylı bilgi sunuyor…
Kitabı bitirdiğinizde içinizde yoğun bir araştırma isteği uyanıyor; yazar hakkında detaylı bilgi edinmek, şibumi’nin inceliklerini öğrenmek, go oynamak, Japon bahçesi kurmak istiyorsunuz… Ben kısa bir araştırmaya giriştiğimde oldukça enteresan sonuçlar elde ettim doğrusu; Şibuminin yazarı Trevanianın aslında yazarın takma adı olduğunu ve buna benzer takma isimlerle yazılmış daha birçok kitabı olduğunu, 2 yıl kadar önce İngilterede hayata veda etmiş olduğunu ve mezarının ailesi dışında kimse tarafından bilinmeyen bi yerde olduğunu, kısacası yazarın, hayattayken de, şimdi de kendini hep saklama gereği duyduğunu, bunun da onu kitapları kadar esrarengiz biri yaptığını…
Ben esrarları çöze dururken size tavsiyem, hayatınızda dönüm noktası oluşturabilecek bu kitabı alıp okumanız… Dilerim benim kadar sever, dönüp içinize bakma isteği duyarsınız…
Kitaptan;
Şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır… O kadar doğru bir söz ki cesaretle söylenmesine gerek yok, o kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok, o kadar gerçek ki sahici olmasına gerek yok… Şibumi demek, bilgeden çok anlayış demek, ifade dolu bir sessizlik demek, kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllülük demek, hâkimiyet peşinde olmayan otorite demek…
Nikolai: İnsan şibumiyi nasıl elde eder, efendim?
Kişikava-san: İnsan şibumi’yi elde etmez… Ancak onu… keşfeder. Bunu ancak bilgilerden geçip basitliğe varabilen üstün insanlar yapabilir.
Kitabı tavsiye eden Zuzuya çok teşekkürler…