Dün babamın doğum günüydü… Ve ben, çok utanarak söylüyorum, bunu unuttum! İlk defa bu yıl böyle bir şey oluyor… Sanıyorum aklım gerçekten başka yerlerde… :)
Neyse eve geç saatte gelmeme rağmen ona güzel bir pasta yaptım ve karşısına geçip afiyetle onu midesine indirmesini izledim, pastanın lezzetini görünce bi parçacık da olsa beni afetti sanırım :)
Canım babacım, doğum günün yeniden kutlu olsun, bi daha unutmayacağım söz! ;)
“Ve nihayet haftanın son çalışma günü” diyordum sabah sürünerek işe giderken… Kafamda özlemini duyduğum çekici plan aynen şuydu; cumartesi sabahı geç kalkılacak, mümkünse anne kahvaltısının müthiş kokularına uyanılacak, ardından taze bahar havası ciğerlere çekilerek Zuzu’yla buluşmaya gidilecek ve günün geri kalanı zaten keyif dolu olacak; birlikte kikirdeyip kahve içeceğiz, ben her ayakkabı dükkânının önünde durup beyaz ayakkabı bakacağım, bir bardak mısırı ortaklaşa yiyeceğiz…
Ve tüm günü bu planın ayrıntılarıyla geçirdikten sonra öğrendim ki yarın işe gitmek zorundayım, gelecek yabancı misafire hazırlanacak sunum için! :(
Allah’ım lütfen çabucak geçsin yarın ve ben bu kâbustan uyanayım… Offf Zuzu’yu da özledim, ne zaman rahatlayacak bu işler yaaa?